Bölüm-35 Bilinmeyen Evrende Yeni Bir Toplum Arayışı

 

Bölüm - 35 Bilinmeyen Evrende Yeni Bir Toplum Arayışı

Gelecek Birlikte Kurulacak Bir Seçenektir

İnsanlık gökyüzüne artık başka gözlerle bakıyor. Yıldızların fiziksel yapısını, galaksilerin oluşumunu, Dünya'nın kozmik konumunu ve bedenimizi oluşturan elementlerin yıldızların içinde gerçekleşen süreçlerden geldiğini biliyoruz. Yaşamın milyarlarca yıllık evrimsel değişimlerle geliştiğini, Homo sapiens'in de bu uzun tarihin içinde ortaya çıktığını öğrendik. Aynı zamanda evrenin temel yapısına ilişkin araştırmalar devam ediyor. Karanlık madde, karanlık enerji ve Dünya dışındaki yaşam olasılığı çağdaş bilimin büyük araştırma alanları arasında yer alıyor. Bilim insanı evrenin merkezinden çıkarıp daha geniş bir gerçekliğin içine yerleştirdi. Toplumsal düşünce de geleceği önceden yazılmış bir kader olarak görmek yerine insan eyleminin, kurumların, mücadelelerin ve ortak kararların biçimlendirdiği açık bir alan olarak ele aldığında benzer bir zihinsel dönüşüm yaşayabilir.

Gelecek bugünkü ilişkilerin içinden kuruluyor. Toprağı nasıl kullandığımız, emeği nasıl örgütlediğimiz, kadınla erkek arasındaki ilişkiyi nasıl dönüştürdüğümüz, çocuklara hangi değerleri aktardığımız, teknolojiyi kimin yönettiği, bilginin nasıl paylaşıldığı, farklı halkların nasıl birlikte yaşadığı ve karar gücünün toplum içinde nasıl dağıldığı geleceğin maddi temelini oluşturuyor. Yeni toplum arayışı uzak bir tarihte başlayacak tek bir büyük kırılmaya bağlanmak yerine bugünün içinde gelişen yeni ilişki biçimlerinden güç alıyor.

İnsan İlişkiler İçinde İnsanlaştı

İnsan yaşamı başından beri ilişkiler içinde gelişti. Dil ortak hafıza içinde oluştu, bilgi kuşaklar arasında aktarıldı, çocuk uzun bakım dönemleri içinde büyüdü, kültür ortak deneyimle genişledi. İnsan türünün uzun tarihi bireyin kendi başına kurduğu bir yaşamdan çok, iş birliği, bakım, karşılıklılık ve ortak öğrenme üzerinden ilerledi.

Bu gerçek özgürlüğün anlamını da derinleştiriyor. Özgürlük bütün bağlardan uzaklaşmak yerine insanı geliştiren ilişkileri çoğaltmakla anlam kazanıyor. Sevgi, dostluk, dayanışma, dil, kültür ve topluluk insanın yaşamını genişleten bağlardır. Tahakküm ise ilişkiyi eşitsiz güç düzenine dönüştürür. Yeni toplum arayışı insanı ilişkilerinden koparmak yerine bu ilişkileri özgür, eşit ve karşılıklı sorumluluğa dayalı hale getirmeyi amaçlar.

Bireyin gücü de bu ortak yaşam içinde büyür. Eğitim, sağlık, kültür, güvenlik, bakım ve bilgi toplumsal olarak üretildikçe insan kendi yeteneklerini daha geniş biçimde geliştirebilir. Özgür birey ile güçlü toplum bu anlamda birbirinin karşıtı değil, birbirini geliştiren iki düzeydir.

Emeği Yaşamın Bütünü İçinde Görmek

Emek insanın doğayla ve toplumla kurduğu yaratıcı ilişkinin temel parçalarından biridir. Fabrikadaki üretim kadar yemek hazırlamak, çocuk büyütmek, yaşlı bakımını üstlenmek, toprağı işlemek, suyu korumak, eğitim vermek, hastayı iyileştirmek, bilgi üretmek ve kültürel hafızayı taşımak da yaşamın devamlılığı için gereklidir.

Kapitalist ekonomi değeri büyük ölçüde piyasa fiyatı üzerinden görünür hale getirir. Demokratik ekonomi ise toplumsal değeri daha geniş ölçülerle değerlendirebilir. Bir faaliyetin yaşamı ne kadar güçlendirdiği, ekolojik kaynakları nasıl kullandığı, insanlara ne kadar özgür zaman bıraktığı ve toplumsal ihtiyaçları nasıl karşıladığı ekonomik düşüncenin parçası haline gelebilir.

Bu yaklaşım üretimin miktarından önce amacını öne çıkarır. İnsanların ne ürettiği kadar niçin ürettiği, üretim kararına kimlerin katıldığı ve ortaya çıkan zenginliğin nasıl paylaşıldığı önem kazanır. Ekonomi böylece uzmanların yönettiği bağımsız bir mekanizma olmaktan çıkar ve toplumun nasıl yaşamak istediğine ilişkin ortak karar alanına dönüşür.

Bakım Geleceğin Ekonomisinin Merkezindedir

Toplum her gün yeniden üretilir. Çocukların büyütülmesi, yaşlıların korunması, hastaların bakımı, gündelik yaşamın örgütlenmesi ve duygusal destek bu yeniden üretimin temel parçalarıdır. Bu faaliyetlerin önemli bölümü tarih boyunca kadınların emeğine bırakıldı ve çoğu zaman ekonomik değerin dışında tutuldu.

Geleceğin demokratik ekonomisi bakım emeğini toplumsal yaşamın temel üretim alanlarından biri olarak değerlendirebilir. Bakım sorumluluğunun kadınlarla erkekler arasında eşit paylaşılması, kamusal bakım hizmetlerinin güçlendirilmesi ve insanların bakım yükü nedeniyle eğitimden, siyasetten veya ekonomik yaşamdan uzaklaşmasının önlenmesi özgürlük alanını genişletir.

Bakım yalnızca özel hayatın meselesi olarak görülmediğinde ekonomi de değişir. Toplumsal refah gelir düzeyi kadar insanların birbirine ayırabildiği zaman, güvenli çocukluk, sağlıklı yaşlanma, erişilebilir sağlık hizmeti ve ortak yaşamın niteliği üzerinden değerlendirilebilir.

Kadın Özgürlüğü Geleceğin Kurucu Gücüdür

Yeni toplum eski cinsiyet ilişkileri üzerinde kurulamaz. Kadının kendi bedeni, zamanı, emeği, geliri ve yaşam kararları üzerinde söz sahibi olması demokratik toplumun temel ölçülerinden biridir. Kadın özgürlüğü gelecekte çözülecek ek bir başlık olarak değil, bugünden başlayan toplumsal dönüşümün kurucu alanı olarak ele alınabilir.

Kadınların karar mekanizmalarına katılması, ekonomik bağımsızlık kazanması, kendi örgütlenmelerini geliştirmesi ve bakım yükünün eşit paylaşılması bu dönüşümün önemli parçalarıdır. Aynı süreç erkekliğin de yeniden kurulmasını gerektirir. Erkek güç, rekabet ve kontrol üzerinden tanımlanan kimlikten uzaklaştıkça eşit ilişki, bakım, ortak sorumluluk ve duygusal açıklık üzerinden yeni bir yaşam alanı kazanabilir.

Kadın özgürlüğü bu nedenle toplumun yarısını ilgilendiren ayrı konu olmaktan daha geniştir. Aileyi, ekonomiyi, siyaseti, emeği, sevgiyi, cinselliği ve gündelik yaşamı yeniden kuran toplumsal güçtür.

Bilim Gerçekliği Anlama Kapasitemizi Genişletir

Bilimin toplumsal arayıştaki değeri, gerçekliğin işleyişini daha doğru anlamamıza yardımcı olmasında bulunur. İklim bilimi gezegenin fiziksel sınırlarını, ekoloji yaşam ağlarının karşılıklı bağımlılığını, evrimsel biyoloji insanın uzun doğal tarihini, nörobilim algı ve öğrenmenin bedensel temelini, antropoloji farklı toplumsal örgütlenme biçimlerini, arkeoloji ise geçmiş toplumların çeşitliliğini görünür hale getirir.

Bu bilgiler siyasal kararların daha sağlam gerçeklik bilgisi üzerinde kurulmasına katkı sağlar. Toplum nasıl yaşayacağına ortak karar verirken bilimsel bilgi bu kararların maddi etkilerini anlamaya yardımcı olur.

Bilim ile demokratik toplum arasındaki güçlü ilişki de bu noktada gelişir. Bilimsel uzmanlık toplumla paylaşılır, toplumsal deneyim araştırmaya yeni sorular kazandırır ve karar süreçleri farklı bilgi kaynaklarını birlikte değerlendirir. Böylece bilim kamusal aklın güçlü bir parçasına dönüşür.

Teknoloji Ortak Yaşamın Yeni Alanıdır

Teknoloji geleceğin toplumsal yapısını giderek daha fazla belirliyor. Yapay zeka, otomasyon, dijital ağlar, veri sistemleri, biyoteknoloji ve enerji teknolojileri üretimden eğitime, sağlıktan siyasete kadar geniş bir alanı dönüştürüyor.

Bu dönüşümün yönü teknolojiye sahip olan ve onu yöneten kurumlarla yakından ilişkilidir. Veri birkaç şirketin elinde toplandığında teknolojik güç merkezileşir. Yapay zeka üretkenliği artırırken emeğin karşılığının nasıl paylaşılacağı yeni bir ekonomik sorun haline gelir. Dijital platformlar insanların iletişim imkanlarını genişletirken gözetim ve davranış yönlendirme kapasitesini de büyütebilir.

Demokratik toplum teknolojiyi kamusal tartışmanın merkezine taşıyabilir. Veri mülkiyeti, algoritmik kararlar, otomasyonun yarattığı verimlilik ve dijital altyapının yönetimi ortak yaşamın konusu haline geldiğinde teknoloji toplumsal ihtiyaçlarla daha güçlü bağ kurar.

Geleceğin önemli mücadelelerinden biri teknolojik kapasitenin toplumun ortak yararına nasıl dönüştürüleceği olacaktır.

Demokratik Ekonomi Yaşamı Ölçer

Ekonomik büyüme uzun süre gelişmenin temel göstergelerinden biri olarak kullanıldı. Geleceğin toplumu refahı daha geniş ölçülerle değerlendirebilir. İnsanların sağlığı, eğitim düzeyi, özgür zamanı, ekolojik güvenliği, bakım imkanları, toplumsal katılımı ve ekonomik kararlardaki söz hakkı da toplumsal zenginliğin parçalarıdır.

Bir kent daha fazla tüketim merkezi kurabilir ve aynı zamanda su kaynaklarını, tarım alanlarını ve ortak yaşam mekanlarını kaybedebilir. Üretim artabilir ve insanların çalışma süresi uzayabilir. Teknolojik verimlilik yükselebilir ve ortaya çıkan kazanç küçük bir grubun elinde toplanabilir.

Demokratik ekonomi zenginliği hayatın niteliğiyle ilişkilendirir. Kooperatifler, ortak üretim ağları, yerel ekonomiler, kamusal hizmetler ve topluluk temelli girişimler bu anlayışın farklı biçimleri olabilir.

Ekonomik kararların toplumun katılımına açılması üretimi yaşamın hizmetine daha güçlü biçimde bağlar.

Demokratik Modernite Sürekli Kurulan Bir Yaşamdır

Öcalan'ın demokratik modernite düşüncesi açık bir gelecek anlayışı içinde daha üretken hale gelir. Demokratik toplum, ekolojik yaşam ve kadın özgürlüğü kurulup tamamlanan üç ayrı kurum yerine toplumsal yaşamın yönünü sürekli belirleyen temel ilkeler olarak ele alınabilir.

Bir yerel yönetimin demokratik niteliği halkın karar süreçlerine gerçek katılımıyla, bir ekonominin toplumsal niteliği üretimin ihtiyaçlarla kurduğu ilişkiyle, bir siyasal örgütün özgürlükçü niteliği de gündelik yaşamında kadın özgürlüğüne, eleştiriye ve ortak karara ne kadar alan açtığıyla belirlenir.

Demokratik modernite bu açıdan hazır reçeteden çok sürekli çalışan toplumsal değerlendirme kültürüdür. Karar gücünün dağılımı, görünmeyen emeğin değeri, ekolojik maliyetler, kadınların söz hakkı, bilginin paylaşımı ve üretilen zenginliğin kimlerin yaşamını geliştirdiği sürekli izlenir.

Toplum kendi kurumlarını değerlendirebildiği ölçüde demokratik yaşam canlı kalır.

Yeni Toplum Bugünün İçinde Kurulur

Toplumsal dönüşüm büyük tarihsel kırılmalarla hızlanabilir ve gündelik yaşamın içinde daha küçük ölçeklerde de gelişebilir. Bir mahallenin kendi sorunlarını birlikte çözmesi, kadınların bağımsız örgütlenmesi, üreticilerin kooperatif kurması, bir köyün suyunu ve toprağını koruması, bakım sorumluluğunun ortaklaştırılması, gençlerin kültürel alanlar yaratması ve engellilerin karar süreçlerinin doğrudan öznesi olması yeni toplumsal ilişkilerin bugünkü örnekleridir.

Bu deneyimlerin gücü başka türlü yaşamanın mümkün olduğunu göstermelerinden gelir. Toplum kendi sorunlarını çözme kapasitesini geliştirdikçe sürekli olarak devlet, piyasa, lider veya uzman merkezlerine bağımlı kalma ihtiyacı azalır.

Komün, meclis, kooperatif veya başka bir isim taşıyan yapıların değeri insanların kendi yaşamları hakkında düşünme, karar alma ve sorumluluk üstlenme imkanlarını büyütmelerinde ortaya çıkar.

Yeni toplumun ilk biçimleri bu özneleşme içinde gelişir.

Ekolojik Özgürlük

İnsan özgürlüğünün maddi zemini yaşanabilir bir gezegendir. Su, verimli toprak, temiz hava, biyolojik çeşitlilik ve istikrarlı iklim olmadan siyasal ve ekonomik özgürlüğün alanı da daralır.

Ekolojik düşünce bu nedenle geleceğin toplumunda çevre politikalarının ayrı bir bölümü olmaktan çıkar. Üretim, enerji, kentleşme, tarım, ulaşım ve tüketim kararlarının ortak zemini haline gelir.

Özgürlüğün kapsamı da böylece genişler. İnsan kendi tercihlerini gerçekleştirirken bu tercihlerin başka insanların, gelecek kuşakların ve canlı yaşamın koşulları üzerindeki etkisini hesaba katar.

Bu anlayış bireysel özgürlüğü küçültmez. Onu uzun vadeli yaşam kapasitesiyle birleştirir.

Ekolojik toplum insan ihtiyaçlarıyla yeryüzünün yenilenme gücü arasında yeni bir denge kurmaya yönelir.

Bilinmeyen Karşısında Politik Cesaret

İnsanlığın bilimsel tarihi bilinmeyenin karşısında gösterilen merak ve cesaretle gelişti. Yeni gözlem araçları kuruldu, eski açıklamalar geliştirildi, hatalar düzeltildi ve daha güçlü bilgiler üretildi.

Toplumsal dönüşüm de bütün ayrıntıları önceden belirlenmiş bir plan gerektirmez. Ekolojik yıkıma karşı harekete geçmek, kadın özgürlüğünü büyütmek, ekonomik eşitsizlikleri azaltmak, yerel demokrasiyi geliştirmek ve teknolojik gücü kamusal denetime açmak bugünden başlanabilecek adımlardır.

Politik cesaret bütün cevaplara sahip olma iddiasından çok, toplumun ortak sorunlarını açık biçimde tanımlayıp çözüm üretme kapasitesidir.

Geleceğin açıklığı umutsuzluk yaratmak yerine sorumluluğu büyütür.

Çünkü açık gelecek aynı zamanda değiştirilebilir gelecek demektir.

Kapıyı Açık Bırakan Bir Düşünce

Bu dizinin geldiği noktada tek bir nihai toplum modeli çizmek yerine güçlü bir yön duygusu ortaya çıkıyor. Doğayla karşılıklı sorumluluk içinde yaşayan, kadını kendi yaşamının ve bilgisinin öznesi kabul eden, emeği yaşamı sürdüren bütün faaliyetlerle birlikte değerlendiren, bilimi ciddiye alan, teknolojiyi toplumsal denetime açan, karar gücünü yaygınlaştıran ve erkekliği hakimiyetten eşit ilişkiye doğru dönüştüren bir toplum ufku.

Bu ufuk demokratik modernite adıyla ifade edilebilir. Gelecek kuşaklar başka kavramlar geliştirebilir. İsimler değişebilir. Yaşamı büyüten yönelimler kalabilir.

Evren araştırılmaya devam ediyor. İnsanlık tarihi yeniden yazılıyor. Teknoloji yeni imkanlar yaratıyor. Kadınların deneyimleri özgürlük anlayışını genişletiyor. Ekolojik kriz yeni bir yaşam ölçüsü geliştiriyor. Demokratik toplum arayışı bütün bu dönüşümlerin içinde kendi yolunu kuruyor.

Evren açık. Tarih açık. Gelecek açık. İnsanlığın görevi bu açıklığı korkuyla kapatmak yerine özgürlük, eşitlik, ekolojik sorumluluk ve demokratik katılımla değerlendirmektir. Gelecek keşfedilmeyi bekleyen uzak bir yer değil. Birlikte kuracağımız ortak yaşamdır.


Yorumlar

Popüler Yayınlar